Salgın Filmi, Antik Kehanetler ve Koronavirüs: Tarih Tekerrür mü Ediyor?
- Arda Eşberk

- 11 Tem
- 3 dakikada okunur
“Kimseye dokunma, kimseyle konuşma!” Salgın Filmi (2011)
Sinemanın Gerçeğe Dönüşen Kehaneti: Contagion (Salgın) Filmi

İş seyahati nedeniyle Hong Kong’ta bulunan Amerikalı bir kadın, evine döndüğünde kendini iyi hissetmez. Yorgunluk sandığı bu durum, mutfakta kahve doldururken bardağı düşürmesiyle bambaşka bir boyuta geçer. Yere yığılır, nöbet geçirir ve hayatını kaybeder. Sebebi ise iş seyahatinde kaptığı gizemli ve ölümcül bir virüstür.
Yönetmenliğini Steven Soderbergh’in yaptığı 2011 yapımı Contagion (Salgın) filmi, hava ve solunum yoluyla yayılan, birkaç gün içinde insanları öldüren bir virüsün dünyayı nasıl ele geçirdiğini anlatır. Filmde bu kurgusal hastalığın adı MEV-1'dir.
Salgın Filmi ve Koronavirüs (COVID-19) Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlikler:
Virüsün Kaynağı: Filmdeki MEV-1 virüsü, tıpkı günümüzdeki teoriler gibi bir yarasadan domuza, oradan da insana bulaşmıştır.
Yayılma Hızı ve Şekli: Solunum yoluyla kıtalararası hızlı yayılım göstermesi.
Korunma Yöntemleri: Hijyenin hayati önemi, elleri sık yıkama ve yüze/burna dokunmama kuralı.
Küresel Etki: Hem medikal bir çare arayışının hem de hızla yayılan toplumsal korkunun, dünya ekonomisi ve politikalarını tehdit etmesi.
Bugün geriye dönüp baktığımızda bu film, bugünümüze ışık tutan bir Hollywood kehaneti gibidir. Peki, sinema dünyası bir de bu hastalıklardan nasıl kurtulacağımıza dair bir kehanette bulunsaydı harika olmaz mıydı?
Tarihin Tekerrürü: Antik Çağ'da Salgınlar ve Çözüm Arayışları
"Tarih tekerrürden ibarettir" sözü, salgın hastalıklar için de geçerlidir. Salgınlar yeryüzünde daha önce de yaşandı ve yaşanmaya devam edecek. Her salgın; insanoğlunu siyasi, toplumsal, psikolojik ve dini anlamda yeni bir döneme hazırlamış, adeta bir mesaj vermiştir.
Tarihler 1888 yılını gösterdiğinde Manisa’da, alt kısmı noksan olan ve üç cephesinde Grekçe bir yazıt yer alan bir heykel kaidesi bulunur. 1906'dan sonra kaybolan, ancak 2000 yılında yeniden bulunup Manisa Müzesi'ne taşınan bu kaide, tarihi bir sırrı barındırmaktadır.
Üzerindeki metin, MS 2. yüzyılda büyük bir salgın hastalıkla karşılaşan Trokettalılara bu felaketten nasıl kurtulacaklarını tavsiye eden antik bir reçetedir.
Antik Dünyanın En Ünlü Kehanet Merkezleri
Dönemin halkını kırıp geçiren bu salgından sonra, çözüm bulmak amacıyla ünlü kehanet merkezi Klaros’a elçiler gönderilir. Antik dünyada krallar, zenginler ve önemli kararlar alacak olanlar, dönemin ünlü kehanet merkezlerinin yollarını aşındırırdı. Çünkü o dönemde felaketler tanrıların gazabı olarak görülürdü.
Antik dönemin en bilinen kehanet merkezleri şunlardı:
Delphoi: (Apollon)
Dodona: (Zeus)
Pergamon: (Asklepios)
Didyma: (Apollon)
Klaros: (Apollon)
Bu merkezlerin en önemlisi "kehanet bildiren" tanrı Apollon’du. Troketta halkı da çareyi onun bilgeliğinde aramıştı. Kehanete göre, halkın yanlışlarına kızan intikam tanrıçası Poena, ölümlülere büyük bir azap çektirmekteydi.
Klaros Kâhini'nin Salgın Reçetesi Nedir?
Apollon’a adanmış kâhinin, salgınla boğuşan çaresiz halka verdiği cevap (ve aslında kurtuluş reçetesi) tarihe şu sözlerle geçmiştir:
"Karlı Bozdağ’ın eteğindeki Troketta’da yaşayan ve Dionysos ile Khronos’un kudretli oğlu Zeus tarafından onurlandırılan sizler... Ovaya büyük bir felaket düştü! Kaçıp kurtulunması imkânsız öyle bir hastalık ki, bir elinde intikam kılıcını (Poine) taşıyor, diğerinde de henüz ölenlerin hüzünlü görüntülerini...
Sizler! Bu beladan kurtulmak üzere tanrısal yasalara uygun bir yol bulmak için bana gelen sizler! Yedi ayrı pınardan saf su temin edin. Ve sonra bu suyu arıtın ve sonra bunu hemen, bundan hoşnut olan Nymphalarla (sudaki periler) birlikte evlere serpin.
Ayrıca, ovadaki bu felaketten sağ salim kurtulan insanlar şükranlarını ifade edebilsinler diye, derhal, ovanın ortasında bir elinde yay tutan bir Phoibos (Apollon) heykelinin dikilmesini sağlayın..."
Sonuç: Eski Sorular, Yeni Dünyalar
Klaros kâhinlerinin "yedi pınardan alınan saf su ile arınma" tavsiyesi, bugün bizim koronavirüs ve türevi modern salgınlarla savaşımıza (hijyen kuralları dışında) doğrudan bir medikal çare olmayabilir.
Ancak sorulması gereken asıl soru şudur: Bize yıkım getiren şey antik çağlardaki gibi intikam tanrıçası Poena'nın gazabı mı? Yoksa yeni teknolojiler ve biyolojik krizler yoluyla insanlığa yeni bir düzen getirmek amacıyla "tanrılığa soyunan" modern güçler mi var?
Bunun cevabını, yine tekerrürlerle gerçeği önümüze taşıyan zaman verecektir.
🌟 Yolculuğunuz Burada Sona Ermiyor!
Bu ilham verici içeriğin ardından bir adım daha atmak ister misiniz?
🔸 Daha derine inmek için e-kitabımızı indirin,
🔸Kendi kahramanlık yolculuğunuza başlamak için Ücretsiz Başlangıç Kitimizi edinin,
🔸Size özel program ve günlük pratiklerle hazırlanmış Cinedrama Uygulamamızı deneyin,
🔸Size en uygun eğitimi keşfetmek için Udemy kurslarımıza göz atın,
🔸Haftalık yenilenen videolarımzı izlemek için YouTube kanalımıza abone olun,
🔸 Ya da hemen ücretsiz bir tanışma görüşmesi planlayın.
Seçim sizin!



Yorumlar