Dünya Nüfusu Azaltılacak Mı? Sinema ve Mitolojinin Aynasında Bir İnceleme
- Arda Eşberk
- 2 gün önce
- 4 dakikada okunur
“Dünyanın bir milyar nüfusa ulaşması için tam yüz bin yıl geçmesi gerekmişti. İki milyara ulaşması için ise yüz yıl gerekti ve tekrar ikiye katlanması sadece elli yıl sürdü. 1970’te dört milyar olan nüfus şu anda nerdeyse sekiz milyara yaklaştı."

Sekiz milyar! Yaşamın devamını sağlayan şeyleri yok ediyoruz. Dünyayı saran her küresel yok edici hastalık insan fazlalığıyla ilişkilendirilebiliyor. Nüfus artışının matematiğini anlamak için meşhur beher kabı örneğine bakmak yeterlidir: İçine her dakika bölünen ve çoğalan bir bakteri konan bir beher düşünün. İlk bakteriyi kaba saat 11.00’de koyarsanız, saat 12.00’de kap tamamen dolacaktır. Peki, saat kaçta kap sadece yarı yarıya doludur? 11.59’da! İşte bizim için zaman tam olarak burada! Kırk yıl içinde otuz iki milyar insan yaşamak için savaşacak. Ve yenilecekler!
Cehennem (Inferno) Filmi ve Yok Edici Kurtarıcı Arketipi
Bu çarpıcı sözlerin sahibi Bertrand Zobrist! Dan Brown’ın romanından uyarlanarak 2016 yılında vizyona giren Cehennem (Inferno) adlı filmin kötü adamı; dünyadaki nüfus artışını durdurmak isteyen transhümanist, milyarder bilim insanı. Zobrist'in perdedeki yankısı, bize sadece bir gerilim sunmaz; sinemayla ruhsal dönüşüm ve kolektif yüzleşme yaşamamız için çarpıcı bir ayna tutar.
Zobrist sözlerine şöyle devam eder: “Her şey çok açık; kirletiyoruz, tüketiyoruz, yok ediyoruz. Dünyadaki hayvan neslinin yarısı tükendi. Hem de son kırk yıl içinde! Ama hala çevremize saldırmaya devam ediyoruz… Dünya tarihinde beş büyük nüfus imhası gerçekleşmiştir. Eğer sert ve hızlı bir önlem almazsak, altıncı imhayı biz yaşayacağız… Dersimizi almamız için illa felaket mi yaşamamız gerekiyor? Hiçbir şey davranışları, acı kadar değiştiremez. Belki acı bizi kurtarır!”
Modern Dünyanın Gündemi: Sıfıra Doğru Yenilik
Perdedeki bu senaryo, gerçek dünyanın liderlerinin söylemleriyle ürkütücü bir paralellik taşır:
“İlk sırada nüfus var. Bugün dünyada 6,8 milyar insan var. Bu yaklaşık dokuz milyara doğru tırmanıyor. Şimdi, yeni aşılar, sağlık hizmetleri, üreme sağlığı hizmetleri üzerinde gerçekten harika bir iş çıkarırsak, bunu belki de yüzde 10 veya 15 oranında azaltabiliriz.”
Bu sözler ise TED2010 adlı etkinlikte ‘Sıfıra doğru yenilik yapmak’ adlı konuşmayı yapan dünyaca ünlü milyarder iş insanı Bill Gates'e ait. Yine bir roman, yine bir Hollywood filmi ve yine dünya sahnesinde bir benzeri! Hepsinde ortak konu dünya nüfusunun azaltılması. Bu bir tesadüf mü, yoksa bir şeylere mi hazırlanıyoruz? Yoksa geçmişten günümüze tekrar eden devasa bir döngüyü mü yaşıyoruz?
Mitolojik Kodlar ve Kolektif Hafıza: Nuh Tufanı'nın Kökenleri
Dünya tarihi maalesef acılarından ders almayan ve cezalandırılan insanoğlunun hikâyeleri ile doludur. İnsanlığın ortak geçmişinin kodlarına indiğimizde şu isimlerle karşılaşırız: Manu, Nama, Deukalion ve elbette Nuh.
Nuh Tufanı, aslında insanoğlunun yaratıcısı tarafından uygulanan bir nüfus azaltma planının ta kendisidir! Peki, bu evrensel hikâyenin esası nedir? Gelin, zamanda ve mekânda bir yolculuk yaparak sinemanın bugün bize anlattığı hikayenin asıl kaynağına, MÖ 18. yüzyıl Mezopotamya’sına gidelim.
Zaman Yolculuğu: Atra-Hasis Destanı
Ayaklarınızda Mezopotamya’nın kumlarının yakıcı ısısını hissedebiliyor musunuz? Karşımızda o dönemin edebi eserlerinin yazılı olduğu kil tabletler duruyor. Bu tabletlerde bir şiir yazılı ve bu şiirin, tıpkı Joseph Campbell'ın bahsettiği o ebedi yolculuğa çıkan bir kahramanı var: Sümer Uygarlığının krallar listesinde tufan öncesi dönemin Şuruppak kralı olarak bilinen “Atra-Hasis” (Yüce Bilge).
Akkadca yazılmış bu destansı şiir, hem bir yaratılış mitini hem de günümüze ulaşan üç büyük Babil su baskını hikâyesinden biri olan Tufanı anlatır. Destan yüzyıllar boyu çoğaltılarak yayılmış, kahramanın adı farklı coğrafyalarda değişik biçimlerde ortaya çıkmıştır:
Sümerce: Ziusudra
Tevrat ve Kuran: Nuh
Akkadca: Utnapištim (Tufandan sonra hayatta kalan Atra-Hasis)
Tanrıların Yükü ve İnsanın Yaratılışı
Destan, tanrıların kendileri için ağır işleri yapacak insanları yaratması ile başlar:
Anu: Gökyüzüne çıkar.
Enlil: Yeryüzünde kalır.
Enki (Ea): Yer altında bulunan ve Apsu denilen denize iner.
Enlil, ırmakları kazmak ve kanal açmak için diğer alt tanrıları yaratır. Fakat yıllar süren ağır çalışma tanrıları isyana sürükler. Bir gece ansızın Enlil’in evi (Ekur tapınağı) kuşatılır. Tanrılar meclisinin kararıyla, işleri devralması için insanoğlunun yaratılmasına karar verilir.
Görevlendirilen Ana Tanrıça (Mami/Nintu), kurban edilen bir tanrının etini, kanını ve Enki'nin sağladığı kili karıştırır. Tanrılar bu karışıma tükürür ve insan adeta bir heykel gibi, ruhsal bir dönüşümün ilk materyali olarak biçimlendirilir.
İlk Nüfus Planlaması: Veba, Kıtlık ve Tufan
Ancak zaman içerisinde insanların sayısı çok artar. İnsanlığın çıkardığı gürültü ve yarattığı kaos, Tanrı Enlil’i rahatsız eder. Enlil, tıpkı modern çağın Zobrist'i gibi, aşırı çoğalan bu nüfusu yok etmeye karar verir.
Birinci girişim: Veba salgını
İkinci girişim: Küresel kıtlık
Üçüncü ve son girişim: Büyük Tufan
Tanrı Enki (Ea) ise kahramanımız Atra-Hasis’e verdiği gizli talimatlarla insanlığı bu felaketlerden kurtarır.
Şimdi sinemanın ve mitolojinin bize tuttuğu bu aynadan bugüne baktığımızda esas soruyu sormamız gerekiyor: Günümüzün Atra-Hasis’i nerededir? Ve dünya insanlığını bekleyen olası altıncı yok oluştan bizleri kurtarma görevini ne zaman üstlenecektir?
Atra-Hasis Destanı nedir?
Atra-Hasis, MÖ 18. yüzyıla ait Akkadca yazılmış, insanın yaratılışını ve tanrıların artan insan nüfusunu yok etmek için gönderdiği Büyük Tufan'ı anlatan bir Mezopotamya destanıdır. Nuh Tufanı hikayesinin bilinen en eski edebi kaynağıdır.
Cehennem (Inferno) filminin konusu nedir?
Dan Brown'ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, nüfus artışının dünyayı yok edeceğine inanan ve bunu durdurmak için küresel bir salgın başlatmayı planlayan milyarder bilim insanı Bertrand Zobrist'in hikayesi işlenir.
Nuh Tufanı efsanesinin kökenleri nerelere dayanır?
Semavi dinlerde anlatılan Nuh Tufanı'nın kökenleri, Sümer ve Babil mitolojilerindeki Ziusudra, Utnapištim ve Atra-Hasis destanlarına dayanmaktadır. Bu mitler, insanlığın kolektif hafızasındaki en eski felaket ve yeniden doğuş arketiplerindendir.
🌟 Yolculuğunuz Burada Sona Ermiyor!
Bu ilham verici içeriğin ardından bir adım daha atmak ister misiniz?
🔸 Daha derine inmek için e-kitabımızı indirin,
🔸Kendi kahramanlık yolculuğunuza başlamak için Ücretsiz Başlangıç Kitimizi edinin,
🔸Size özel program ve günlük pratiklerle hazırlanmış Cinedrama Uygulamamızı deneyin,
🔸Size en uygun eğitimi keşfetmek için Udemy kurslarımıza göz atın,
🔸Haftalık yenilenen videolarımzı izlemek için YouTube kanalımıza abone olun,
🔸 Ya da hemen ücretsiz bir tanışma görüşmesi planlayın.
Seçim sizin!